TERÖRİZM

8. Temmuz 2009
Terör ve terörizm kavramları, yeni karşılaşılan olgular değildir. Bu kavramlar içerisinde mütalaa edilebilecek olayları ve gelişmeleri, insanların toplu olarak yasamaya başladıkları döneme kadar götürmek mümkündür. Böyle olmasına rağmen, terör ve terörizm kavramlarının, herkesin üzerinde anlaştığı, genel kabul görmüş bir tanımı bugüne kadar yapılmamıştır. Terörün ve terörizmin, insanlığın karşı karşıya bulunduğu en önemli ve en tehlikeli sorunlardan biri kabul edildiği dikkate alınırsa, bu kavramların üzerinde ulaşılmış bir tanımının yapılamamış olmasını ciddi bir eksiklik olarak ifade etmek gerekir. Çünkü, söz konusu kavramların tartışılabilmesi ve bu tartışma üzerinden sonuçlar elde edilebilmesi, temel kavramlar üzerinde mesafe alınmasına bağlıdır. Terör ve terörizm kavramları, farklı kavramlardır. Terör kavramı, çok genel bir yaklaşımla, uzun süreli korku ve dehşet durumunu ifade etmede kullanılır. Terörizm kavramı ise, bu durumun ortaya çıkarılmasını amaçlayan stratejiyi ifade eder. Literatürde terörizmin, siyasal nitelikli amaçlara ulaşmak için kullanılan ve psikolojik yani ağır basan bir savaş biçimi: siyasal süreci etkilemeyi amaçlayan şiddet eylemleri, olarak tanımlanır. Bunlara bakarak, siyasal amacı ve şiddet eylemleri terörizmin gerekli, ancak yeterli olmayan unsurları olarak belirtilebilir. Bilimsel ve teknolojik gelişmeye bağlı olarak, terörizm kavramı da değişime uğramıştır. Günümüzde, terörizmin sadece şiddet kalıbı içinde düşünülmesi doğru değildir. Çünkü, terör eylemleri aniden ortaya çıkmazlar. Terörizm, önce, çeşitli yasal ve meşru protesto seklinde ortaya çıkar: toplantılar ve gösteriler seklinde kendisini hissettirir: daha sonra, yasaların sınırlarını zorlayan ve toplumun hoşgörüsünü istismar eden hafif şiddet eylemlerine dönüşür ve en nihayet, genelde masum insanların hayatlarını hedef alan yoğun ve yaygın sabotaj ve suikast gibi eylemler seklini alır. Güncel kavramsal tanımlamayı, bu çizgi içerisinde düşünmek gerekir. Terörizmi, çok genel olarak, saldırılan ve/veya korkutulan sivil ve masum insanlar/kurumlar aracılığıyla, hedeflenen daha büyük ve güçlü kitleyi yıldırıp korkutarak, yasadışı siyasal ve stratejik amaçlarını gerçekleştirmek için, bir grubun veya bir devletin, bilinçli ve plânlı bir şekilde, şiddet kullanması ve/veya şiddet kullanma tehdidinde bulunması olarak tanımlamak mümkündür. Terör kavramı, Türk iç hukukunda da 'baskı, cebir ve şiddet,korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemler' seklinde tanımlanmıştır. Yasa, geniş bir tanımlamaya gitmiştir. Bu tanımlama yöntemi ile, bir anlamda, terör kavramının bütün boyutlarının yasa kapsamına dahil edilmesinin düşünülmüş olabileceği ifade edilebilir. Bu tanıma bakılarak, terörün niçin karmaşık bir olgu olduğu ve niçin herkes tarafından kabul edilebilecek, genel ve kapsayıcı bir tanımının yapılmasının zor olduğu da anlaşılabilir. Bu bakış açısının doğal bir sonucu da, terörizm konusundaki değerlendirmelerin sağlıklı olabilmesinin bütün boyutların dikkate alınmasına bağlı olduğudur. Terörizmi, faaliyette bulunduğu/etkilediği coğrafi alan, açığa vurulmuş somut amacı ve yabancı bir unsuru içerip içermemesi gibi bazı unsurlardan yola çıkarak, ülke içi terör, uluslar ötesi terör ve uluslararası terör diye gruplandırmak mümkündür. Yabancı unsurun bir seklide irtibatlı olmadığı bir terörün günümüz koşullarında düşünülemeyeceği kabul edilmelidir. Başka bir ifadeyle, her terör eyleminde, oranları değişse bile, iç ve dış dinamikler birlikte yer alır. Eğer, terörizm kapsamında mütalaa edilen faaliyetler, birden fazla ülkenin topraklarını veya insanlarını hedef alıyorsa, uluslararası terörizmden söz edilir. Uluslararası terörizm, genelde, ulusal bir sisteme, ülke dışından yöneltilen bir şiddet ve/veya şiddet yüklü bir tehdit eylemidir. Bu durumda, terörizm, ulusal sınırların dışına taşmıştır ve uluslararası etkileri/yansımaları söz konusudur. Eğer, bir devlet, bazı stratejik kazanımlar için terörizmi doğrudan bir mücadele aracı olarak kullanıyorsa veya resmi olarak belirlenmiş ulusal hedefleri doğrultusunda, terörizme her türlü lojistik desteği sağlıyorsa veya terör örgütlerinin ülkesinde konuşlanmasına hoşgörü ile yaklaşıyorsa ya da ülkesindeki terör örgütleri ile mücadelede yetersiz kalıyor ve bu konuda zaaf içinde ise, terör ile devlet arasındaki bağ kurulmakta ve devlet destekli uluslararası terörizmden söz edilmektedir. Terörizm, günümüzde, büyük mali kaynakları gerektiren, uluslararası bağlantıları içeren, ticari bir faaliyet koluna dönüşmüş gözükmektedir. Bu dönüşüm, yeni, bazı terörizm tiplemelerini de beraberinde getirmiştir. Narkoz-terörizm ile kimyasal ve biyolojik unsurlar üzerinden yapılan terörü bu çerçevede belirtmek mümkündür. Narkoz-Terörizmin, bir taraftan yasadışı uyuşturucu satımı yoluyla terör gruplarının faaliyetlerinin finanse edilmesine, diğer taraftan uyuşturucu bağımlısı yapılmak suretiyle ulusal gücün insan öğesinin tahrip edilmesine hizmet ettiği: bu özelliği ile bu tür terörizmin günümüzde öne çıktığı söylenebilir. Bu özelliği nedeniyle, terörün bu türü, ulusal ortamın yanı sıra, uluslar ötesi ve uluslararası bir boyuta da sahip olmuştur.
Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlBlinkList

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Milli Güvenlik

Yorum ekle


(Gravatar simgesini gösterecek)  

  Country flag

biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading